Kısa Bir Milli Maç

30 Mart 2011

Lafı fazla uzatmayalım, yazımızı kısa tutalım.

Nasıl olsa milli takım da kısa tuttu.

Nasıl olsa?

Şöyle; İki pozisyon, iki gol. Gerisi hikaye.

Avusturya ulusal takımı, yeteneksiz oyunculardan kurulu ortalama bir takım.

Türkiye ulusal takımı ise –ağırlıkla- yetenekli oyunculardan kurulu çok kötü bir takım.

İlk gol Galatasaray’dan, ikinci gol Fenerbahçe’den geldi.

Arda maç boyunca sahada yoktu, ama golü atan da oydu.

Gökhan Gönül mücadeleceydi ama vasattı; Dani Alves olmadığını –umarım- kendi de anladı.

Servet Çetin ulusal bir trajedi, tam anlamıyla her çığırtıyla gaza gelen bir küçük dev.

Nuri Şahin mükemmel bir takım oyuncusu; hava atmak yerine ayaklarını yere bastı, şova kaçmadan büyüledi.

Selçuk ise kişisel hayal kırıklığımdı. İki yönlü orta saha oyuncusu derken, yönü çoğul olan tek şey benim kafa karışıklığımdı.

Ulusal takımın golden sonra ‘tırı vırı’ya dalması acı, ama hiç değilse somut gerçekti. Hiddink oturtmaya, bizim futbolcular kaldırmaya çalışıyor. Umalım ki Hiddink kazansın.

Avusturya ise çok sıradan bir takım. Sahada Mozart falan göremedik.

Stadyumdaki taraftar ise Salieri gibiydi. Sanki bizim Maykıl’ın Thriller klibinde köşeden kanalizasyondan çıkan zombileri de tutup maça getirmişler üstelik. Galip takımın destekçileri olarak Avusturya kalecisi Macho’nun isminin hakkını tribünler verdi malesef.

Çok da kısa olmadı hani yazı?

Yazı falan yazmazdım aslında da, Eylül’den Nisan’a Galatasaray ile 77, Milli Takımla ise 180 dakika forma giyen Arda Turan “bunu da yazın” dedi.

Eh ben de yazdım.

twitter.com/gorkemkirgiz

Yorumlar
EN ÇOK OKUNANLAR
News Counter