Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi öncesi, Fenerbahçe yönetimi büyük bir jest yaptı: "Biz rakip taraftarı stadımızda görmek istiyoruz..."
Gerçekten 3 Temmuz sabahı sonrası kamplaşan, bölünen, birbirine karşı mevzilenen Türk futbolu için centilmence bir çağrıydı.
Alkışlanması gereken bir tavırdı.
Hepimizin desteklemesi gereken yüreklice bir duruştu.
Üstelik İl Güvenlik Kurulu'nun, 'Derbi maçlarda konuk seyirci stada gelmesin" önerisine karşın iki takım yöneticileri, 'acaba dostluk tohumları yetişir mi" diye düşünüp bu adımı atmışlardı.
Maçtan 1 gün önce de, Sefa Kalya (Nedim Özpolat) ile Alen Markaryan birlikte yemek yemezler mi?
'İşte dostluk' demeye hazırlanıyorduk ki, maç öncesi önce sosyal paylaşım sitesi twitter, sonra da internet sitelerine düşen haber bizi düşten uyandırdı: "Beşiktaş taraftarı metrobüste kavga çıkarttı. Cam çerçeve indi..."
Ardından yağmur gibi haber yağdı Kadıköy ve civarından.
- "Birbirlerine küfür eden iki taraftar grubu kapıştı"
- "Polis, toplu yürüyen taraftarları dağıtmak için cop kullandı"
- "Beşiktaş taraftarı, statta meşale yaktı."
- "Fenerbahçe taraftarı, Beşiktaş'a ağır hakaret içeren küfürlü tezahüratta bulundu."
- "Beşiktaş taraftarı, stadın tuvaletlerini kırıp pisuvarı sahaya attı."
- "Fenerbahçe tribünlerinden Beşiktaşlılar'a yabancı madde yağdı.."
- "Polis biber gazı kullandı"
- "Çevik kuvvet statta önlem aldı. Tribünde olay çıkaranlar hakkında işlem yapıldı."
- "vb.vb.vb."
Görünen o ki, rüya gerçekten çabuk bitti.
Ve yine görünen köy kılavuz istemiyor ki, artık play-offlar dahil, deplasman takımlarının seyircisi Şükrü Saracoğlu, Türk Telekom Arena ve İnönü Stadı'na kolay kolay giremezler.
Çünkü, bu açtan yarım saat önce başlayan bu gerginliğin tohumları eğer sabah saatlerinde atılsa inanın, bugün, bu saatlerde çok değişik şeyler yazıyor, konuşuyor olacaktık.
***
Maça gelirsek; bir derbi sadece bir tek futbolcunun çabası ile kazanılır mı?
Evet.
Yobo, maçı tuttu kulağından Fenerbahçe'ye getirdi.
Önce maçın başlarında kornerden önüne düşen topu tavana asıp takımını öne geçirdi, ardından da rakip takımın önüne dikilip hücumlara adeta tek başına set çekti.
Serdar Kesimal'ın ağını kapadı, ikinci yarıda Orhan'dan seken topları uzaklaştırdı, olmadı gidip direnci düşen orta sahaya destek verdi.
Bence derbinin iki hocası da formsuzdu bügün.
Aykut Kocaman, 1-0 biten ilk yarının ardından takımının kendi kabuğuna çekilişine göz yumdu.
Eğer Fabian Ernest biraz şanslı olsa ya da Yobo zamanında müdahaleler yapmasa, bugün Kadıköy'de sadece Aykut hocanın durumu konuşuluyordu.
Ve Carvalhal.
Takımı maçın 2. bölümünde maça ortak oldu.
Sağlı, sollu ataklar...
Zamanında alabilirdi oyuna Edu'yu ve doğru yerde oynatabilirdi.
Rakip stoperlerden hava topu alacak tek adamını sol çizgiye mahkum etti.
Kocaman da Carvahal de motive değillerdi anlaşılan.
Kabul iki hocanın da en önemli oyuncuları ya forma giyemedi, ya maça erken veda etti sakatlıkları yüzünden.
Ama iki teknik direktörün de bu derbide bu kadar tutuk kalmaya hakları yok bence!