HAKEM ATAMALARINDA Kİ DA VİNCİ ŞİFRELERİ
Sezon başından beri bu sütunlarda büyük patronun TFF ve MHK üzerindeki büyük etkisinden bahsettik!
Büyük patronun hakem atamalarında ki büyük etkisine rağmen, takımının ve teknik direktörünün yetersizliği yüzünden son altı haftaya girilirken şampiyonluk yarışından koptu.
Şimdi şampiyonluk yarışında devam eden dört tane takım kaldı...
Geçen hafta oynanan maçlardaki hakem yönetimlerine ve bu hafta oynanacak olan maçların hakemlerine baktığımız zaman çok ince detaylar ve hesaplar ile karşı karşıya kalıyoruz!
Geçen sezon oynanan Galatasaray-Fenerbahçe kupa maçındaki yönetiminden sonra bu sezonun ilk yarısının son haftasına kadar Cüneyt Çakır'a üç büyük takımdan hiç birisinin maçı verilmemişti.
Ancak, büyük patrondan gelen izin üzerine birden bire Cüneyt Çakır, Galatasaray-Beşiktaş maçına verilmişti.
Şimdi, bu hafta oynanacak olan Sivasspor-Trabzonspor maçına çok ilginç bir karar ile Cüneyt Çakır veriliyor.
Geçen hafta Konyaspor-Sivasspor maçında Sivasspor'un on ikinci adamı gibi maç yöneten Bünyamin Gezer bu hafta ödüllendirilip tekrar süper lige gönderiliyor!
Büyük patronun takımının şampiyonluktan uzaklaşmasından sonra tek hedefi yirmi altı yıldır hasret kaldığı Türkiye Kupası'nı kaldırmak!
Bunun içinde hafta içinde Sivas'ı zorlanmadan geçti ve Beşiktaş ile final oynamaya hak kazandı.
Bundan sonra ki ikinci hedef ise kupayı almak ve kendisi şampiyon olamıyorsa kendi camiası için sempatik gelecek olan bir takımın şampiyon olması...
Eğer şampiyon olmaması gereken bir takım varsa o da Galatasaray!
Şampiyon olmasını istediği takım ise kendisine sempatik gelen bir Anadolu takımı!
Geçen hafta Bünyamin Gezer'in yönetimini görüp, bu hafta Cüneyt Çakır atamasına baktığım zaman bazı şeylerin daha da netleştiğini görebiliyorum!
Galatasaray ve Beşiktaş'ın şampiyon olabilmek için çok dikkatli olmaları ve karşılarına çıkacak her türlü zorluğa hazır olmaları gerekiyor!
Beşiktaş takımını bekleyen bir diğer zorluk ise kupa finali!
Önümüzdeki hafta alınacak olan sonuçlara göre büyük patron yönetimindeki MHK satranç ekibinin yapacağı hamleler değişebilir!
Gelecek haftalarda yapılacak olan hakem atamalarının da bu istikamette olacağını sanıyorum!
YENİ RAKI İSTİFA GETİRDİ!
Medyaspor‘da yapmış olduğumuz GTK üyesi Yılnur Önen ile ilgili haber sonrasında uzun bir süre TFF yönetiminden bir haber çıkmasını bekledik!
Yapmış olduğumuz haber hakem ve gözlemciler arasında infial yaratmıştı...
Toplantı yapmak amacı ile Amasra'ya giden GTK üyesi Yılnur Önen kaldığı oteldeki akşam yemeğinde almış olduğu alkolün etkisi ile il hakem ve gözlemci kurulları başkanları ve hakem derneği başkanı da dâhil olmak üzere orada bulunan kişilere ağza alınmayacak hakaretler etmişti...
Olayın üzerinden elli gün geçtikten sonra GTK üyesi Yılnur Önen'in istifa ettiği haberi TFF internet sitesinde yayınlandı.
Bizim TFF yönetiminden beklediğimiz ise bu olayı daha önce sonuçlandırması ve istifa için bu kadar beklememesiydi.
AHMET ÇAKAR DA ŞAŞIRDI!
Eski hakemlerden yorumculuk yapanlara toplu halde bir şeyler olmaya başladı!
Bu sütunlarda daha önce hatalı yorumlar yapan Erman Toroğlu ve Metin Tokat'ın yazdıklarını gündeme getirmiş ve kendilerini eleştirmiştik.
Hakemlik ile ilgili konularda bilgisine güvendiğimiz önemli kişilerden birisi de FIFA eski hakemi Sayın Ahmet Çakar olup, yazılarını ve yorumlarını dikkatle izlemekteyim.
Ancak, geçtiğimiz hafta oynanan Konyaspor-Sivasspor ve İ.B.Belediyespor-Galatasaray maçlarından sonra Sayın Ahmet Çakar'ın Sabah gazetesinde ki köşesinde bu iki maçın hakeminin yönetimleri ile ilgili yapmış olduğu yorumları okuyunca hayal kırıklığına uğradım!
Cumartesi günü Konya'da oynanan Konyaspor-Sivasspor maçında Sivasspor'lu Sylla'nın rakibinin kaval kemiğine sakatlayıcı bir şekilde vurduğu tekmeye, yine Sivasspor'lu Sedat'ın rakibinin ayağına vurduğu yaralayıcı darbeye direkt serbest vuruş kararı vermesine rağmen kırmızı kart gösteremeyen hakem Bünyamin Gezer için "Maçın yıldızı Bünyamin Gezer idi" diyen Ahmet Çakar'ı okuyunca ilk şoku yaşadım...
Ayrıca bu maçın son dakikasında Sivasspor kalecisi Petkoviç bariz gol şansına sahip olan rakibi Cihan'ı ceza alanı içinde düşürmüş, ancak hakem Bünyamin Gezer Konyaspor lehine penaltıyı vermediği için kaleci Petkoviç'i de oyundan ihraç etmemişti.
Bir maç içinde alenen bu kadar önemli hatalar yapıp maçın sonucunu etkilediği gibi, gelecek hafta oynanacak olan Sivasspor-Trabzonspor maçını da direkt olarak etkileyen bir hakem için "maçın yıldızı" diyebilen bir FIFA eski hakemini anlamakta güçlük çektim!
Pazar günü oynanan İ.B.Belediyespor-Galatasaray maçının hakemi Hüseyin Göçek de dengesiz bir maç yönetti ve tüm takdir haklarını Galatasaray lehine kullandı!
İ.B.Belediyespor'lu oyunculara karşı sarı kartlarını rahatlıkla kullanırken Galatasaray'lı Yaser ve Kewell'ın sportmenliğe aykırı hareketlerine karşı sarı kart gösteremeyen, İ.B.Belediyespor'lu Bebbe'nin rakip ceza alanı içinde topu eli ile oynamasını göremeyen, devamında ise Galatasaray kalecisi De Sanctis'in dikkatsiz müdahalesi sonucunda Bebbe'yi düşürmesine penaltı veremeyen bir Hüseyin Göçek izledik!
Pazartesi günü yine Sabah gazetesinde köşesinde bu maçın hakemi ile ilgili yorumunu okuduğum Ahmet Çakar'ın yazmış oldukları karşısında ikinci şoku yaşadım!
Hüseyin Göçek'in bu maçtaki yönetimi ile ilgili olarak "çok iyi" değerlendirmesi yapan Ahmet Çakar'ın iki gün üst üste yapmış olduğu yorumlardan sonra kafam iyice karıştı!
Ya Nisan ayının gelmiş olması ile sevgili Ahmet Çakar hocamızı bahar havaları çarpmış;
Ya da çalıştığı Sabah gazetesi yönetimi tarafından kulağı hafifçe çekilmiş!
HAKEM DERNEKLERİNDE NELER OLUYOR?
Geçtiğimiz Şubat ayı içinde tüm illerde yapılan hakem derneği seçimlerinden sonra suların durulduğu ve Nisan ayı içinde genel merkez seçimlerinin yapılacağı sanılıyordu.
Ancak yedi tane ilde yapılmış olan seçimlerde kanunlara ve dernek tüzüğüne aykırı hareket edilmiş olduğu belgeler ile ispatlanıp, genel merkez yönetim kuruluna başvurular olunca durum karıştı.
Bazı illerde seçim sandığını neredeyse kucağına almış olan il hakem kurulu başkanlarının olduğu, hazirun listesinde ismi olmayan kişilerin oy kullandığı, divan kurullarının seçim gündemine uygun hareket etmediği belgeler ile ortaya konulunca TFFHGD Yönetim kurulu bazı illerde yapılmış olan seçimlerin tekrarı gerektiğine dair bir karar aldı ve bu durumu bu illerin derneklerine bildirip, kamuoyuna da duyurdu...
Yeniden seçim kararı alınan Afyon, Artvin ve Isparta‘da dernek seçimleri tekrardan yapıldı ve usulüne uygun yapılan seçimlerden sonra aynı yönetimler seçimi kazandılar.
Ancak Adana, İstanbul, Kocaeli ve Ordu illerinin dernek yönetimleri, genel merkezin bildirmiş olduğu otuz günlük süre içinde seçimleri tekrar yapmadılar.
Bu durum üzerine toplanan genel merkez yönetim kurulu da, genel merkezin talimatını uygulamayan bu dört ilin dernek yönetimleri de görevden alıp, seçimi yaptırmak üzere yerlerine müteşebbis heyetler görevlendirdi.
Genel merkez tarafından görevlendirilen bu heyetler görevden alınan dernek yönetimlerinden ilgili evrakları ve yönetimi teslim almak için müracaatta bulunacaklar.
Dernek yönetimleri dernek tüzüğüne göre görevi bu heyetlere teslim etmek zorunda olup, görevi teslim alan bu heyetler de belli bir süre içinde dernek seçimini tekrar yaptıracaklar.
Eğer görevden alınan dernek yönetimleri görevi teslim etmekten kaçınırlarsa kendileri hakkında hukuki sonuçlar doğurabilecek bir süreç başlayacak!
Aynı zamanda da genel merkez yönetimi tarafından da kendileri hakkında bir disiplin soruşturması konu olabilir!
Burada genel merkez yönetiminin amacının seçimlerin hukuka uygun bir şekilde yapılmasını istediği açıkça ortada olup, Afyon, Artvin ve Isparta illerinde seçimlerin tekrarı mevcut yönetimlere hiçbir zarar vermemiş, aksine tekrardan kazandıkları için daha da güçlenmişlerdir.
İstanbul, Adana, Kocaeli ve Ordu illerinde ise seçimi kazanamamaktan korkan MHK ve bu konudaki akıl hocaları Mebus Bey, seçimlerin tekrarını istememektedir.
Hâlbuki bu dört ilde seçimler tekrar edilmiş olsa mevcut yönetimler yeniden kazanacaklar ve seçimden daha da güçlü çıkacaklardı...
Bundan sonra ise yapılacak olan seçimlerde zaten yıpranma sürecinin sonuna gelmiş ve sezon sonunda gidecek olan MHK'nın göstereceği adayların kazanma şansı yoktur!
Şu an itibarı ile yılan hikâyesine dönen dernek seçimlerinde her iki tarafın da atacağı adımları dikkatle izleyip sizlere aktarmaya devam edeceğiz.
MAİLLER... MAİLLER...
Bize Siirt'ten mail gönderen bir arkadaşımız MHK Genel Sekreteri Osman Avcı'nın İstanbul'dan Siirt'e müdahil olduğunu, burada hiç sevilmeyen Yılmaz Butur'u önce il hakem kurulu başkanı yaptığını, ardından da bu kişiyi yapılan baskılar ile dernek başkanı seçtirdiğini yazmış.
İl hakem kurulu başkanı Yılmaz Butur'un Siirt'te ki amatör kümenin şampiyonluk maçlarına devamlı olarak kardeşi Fatih Butur'u gönderdiğini, il hakem kurulu başkanının il içinde olmadığı zaman hakem tayinlerinin Siirt'te bulunan bir berber dükkânında yapıldığını yazan Siirtli arkadaşımız daha birçok sıkıntısını belirtmiş.
Değerli Siirtli hakem ve gözlemciler;
Bu il hakem kurulu başkanı Yılmaz Butur ile ilgili olarak çok şikâyet alıyorum ve bu adamın hakemlik yaptığı dönem ile ilgili olarak da pek iyi şeyler duymadım!
Ancak ne hikmetse Yılmaz Butur ve o zihniyette ki adamların hepsinin ortak yönleri MHK Genel Sekreteri Osman Avcı'ya yakın olmaları.
Bu Osman Avcı ve bu MHK Haziran ayında gidecekler!
Bunlar gittikten sonra da, bu zihniyetin Anadolu'da ki kırıntıları da yok olacak!
____________________
Bize İstanbul'dan mail gönderen genç bir il hakemi kardeşimiz Şubat ayında İstanbul'da yapılan dernek seçimlerinden önce MHK üyesi Osman Avcı ve onun yardakçısı il hakem kurulu üyesi Yaşar Filiz'in amatör sahaları gezip, genç hakemlere "Bakın biz sizi izliyoruz" mesajı verdiklerini, yanlarına ne olduğu belli olmayan Tuncer Keçeci denilen şahsı da alıp hakem idmanlarında hazır bulunduklarını yazmış...
Lisansları yirmi dört bin ile başlayan hakemlerin hepsine klasman sözü veren Osman Avcı ve Yaşar Filiz ikilisinin, dernek seçiminin kendi listeleri tarafından kazanılmasından sonra bir daha ortada görünmediğini, yirmi dört bin lisanslı hakemlerin klasmana alınmayacağının kendilerine söylendiğini, Bülent Süer, Uğur Temel gibi amatör kümenin soru işaretli isimlerinin PAF ve DSGL gibi maçlarda görevlendirildiğini belirten genç hakem kardeşimiz, İstanbul için seçimin tekrarı kararının alınmasının ardından Osman Avcı, Yaşar Filiz ve Tuncer Keçeci üçlüsünün tekrar hakem idmanında bir araya geldiklerini ve hakemleri hangi yalan ile tekrardan kandırabilmenin hesaplarını yaptıklarını söylemiş...
Kendisinin artık uyandığını belirten genç hakem kardeşimiz, diğer hakem arkadaşlarının da bu oyuna gelmemesi gerektiğini duyurmamızı istemiş!
Değerli İstanbullu hakemler;
Geçtiğimiz Şubat ayında yapılan seçim öncesinde sizleri buradan defalarca uyardım, Osman Avcı ve yanındaki çırağı Yaşar Filiz'in siz genç hakemleri kandırmaya çalıştığını, seçimler bittikten sonra ise hiç kimseyi tanımayacaklarını bu satırlarda yazdım...
Osman Avcı'nın amacı MHK içindeki koltuğunu korumak, Yaşar Filiz ise geçen sene klasman hakemliğine aldırdığı oğlu Kürşat Filiz'i ön plana çıkartıp ileride Süper Lig hakemi yapma peşinde.
Bunlar seçimleri kazandıktan hemen sonra lisansları yirmi dört bin ile başlayan amatör hakemlerin bu sezon sonunda klasmana teklif edilmeyeceklerini söyleyip, yalancı olduklarını ispatladılar!
Şimdi ise seçimlerin tekrarı gündeme gelince yeniden sahneye çıktılar ve yeni yalanlarının planlarını yapmaya başladılar.
Bundan sonrası ise İstanbullu genç hakemlere düşüyor...
Ya doğruyu görecekler, ya da bu yalancı adamların esaretini kabullenecekler!
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
*Geçtiğimiz hafta Bank Asya Birinci Lig'de K.Erciyes-Ç.Rizespor maçını yöneten Yunus Yıldırım'ın bu sezon ilk kez Süper Lig haricinde bir maç yönetmiş olduğunu...
*TFFHGD Genel Merkezi tarafından İstanbul dernek yönetiminin görevden alınarak seçimleri tekrar yaptırmak üzere bu ile müteşebbis heyet atanmış olması karşısında Osman Avcı'nın şaşkınlık yaşadığını ve üzgün olduğunu...
MAYTAP
Hürriyet Gazetesi- İbrahim Toraman
"Maden işçileri gibiyiz"
Yalnız bir farkla, işçiler kömür, futbolcular ise altın madeninde çalışıyor!
Hürriyet Gazetesi-Bülent Korkmaz
"Sorunlu hoca değilim"
Evet, sorunlu hoca değilsin, ancak üç ay için zorunlu hocasın!
Gazeteler-Yıldırım Demirören
"Tezgâh diye bir şey olmaz, bu kelimeleri kullanmak Türk futboluna zarar verir"
Haklısınız Sayın Başkan, gerekirse MHK Başkanı'na bir küfür daha edersiniz, futbolumuz zarar görmeden tüm sorunlar hallolur!
Gölge Hakem