Ömer Teodosic'i Bekliyor

10 Eylül 2010 09:25
Ömer Teodosic'i Bekliyor

A Milli Basketbol Takımımız, ülkemizde düzenlenen Dünya Basketbol Şampiyonası’nda tarih yazıyor, 7’den 70’e herkes basketbolla yatıp basketbolla kalkıyor. Herkes rakipleri ‘eze eze’ yarı finale kadar çıktığımızı konuşurken, işin temelinde ise savunmanın yattığı vurgulanıyor. Bu durumda da gözler, takımın ‘savunma bakanı’ Ömer Onan’a çevriliyor... Çünkü onun görevini herkes artık çok net biliyor; rakibin en tehlikeli skorerini etkisiz hale getirmek.

Şu ana kadar üzerine düşeni eksiksiz yaptı. Tutulamaz denen yıldızlar var ya, Porto Riko’dan Barea, Yunanistan’dan Spanoulis, Rusya’dan Ponkrashov, Fransa’dan Batum, Slovenya’dan Dragic, Lakovic... Onlar Ömer’in karşısında potaya bakamadı. Ama şimdi karşısındaki isim Teodosic, belki hepsinden tehlikeli. İşte yıldız oyuncunun bugüne kadar yaptıkları ve önündeki zor görev için söyledikleri...

- Biz aslında bu savunmaya geçen yıl Polonya’da başlamıştık. Orada da rakipleri düşük skorlarda tutuyor, hedefe doğru gidiyorduk. Ancak Yunanistan maçında bizim yaptığımız hatalar ve hakemlerin çaldığı bir iki düdükle madalyadan olduk. Şimdi devamını getiriyoruz. Savunmadan zevk alan bir takım haline geldik. Çünkü artık basketbolda şampiyon olmak istiyorsanız, hücum kadar savunmayı da eksiksiz yapmak zorundasınız. Şimdi bunu takım olarak çok iyi yaptığımızı düşünüyorum.

- Benim görevime gelince; Ben rakibin en etkili ismi kimse onu tutuyorum, tutarım da. Bu konuda şüphem yok. Ben bundan zevk alıyorum. Çok skorer bir oyuncuya istediğini yaptırmamak bana keyif veriyor. Spanouilis 23 sayı ortalamayla oynuyordu, bizim maçta 5 sayı attı. Lakovic-Dragic diyordu herkes, Kerem Tunçeri ile öyle bir savunma yaptık ki ikisi de potaya bakamadı. Ancak bu bir kişiyle olacak iş değil. Takım halinde savunma yaparsanız başarılı oluyorsunuz. Bu hücuma da yansıyor, rahat atıyorsunuz. Biliyorsunuz ki siz şutu sokamayabilirsiniz ama onların da atması hiç kolay değil. Bu güven veriyor.

- Teodosic çok iyi bir oyuncu. Ben onu Naumoski gibi görüyorum. Bir saniye sonrasını düşünen, sayı atan, asist yapan bir oyuncu. Onu sadece benim tutmam önemli değil. Çünkü ikili oyunları mükemmel yapan bir basketbolcu. Dolayısıyla uzunlarla birlikte Teodosic’i durdurmamız lazım. Baskıyı en yüksek dozda yapmamız lazım. Teodosic’in rakipleri sinir eden bir tavrının olduğu doğru ama ben yapacağım savunma ile onu çileden çıkaracağımı düşünüyorum. Bunu defalarca yaşadım.


- Teodosic karşısında bir avantajım daha da var. Seyircinin de desteğini arkamda hissediyorum. Düşünün sizinle birlikte 15 bin kişi savunma yapıyor. Böyle olunca da kaslardaki güç iki katına çıkıyor. Tecrübemle, hırsımla, inancımla bu görevi de başarıyla yaparım, kimse merak etmesin. Sonuçta biz final oynamayı istiyoruz, bunun için de Sırbistan’ı yenmeliyiz. Ha, şu da olabilir. Teodosic çok sayı atar ama maçı biz kazanırız. Bu da bir seçenek.

-  Coach bana kimi tutacağımı bir iki gün önce söylemiş oluyor. Ben de o oyuncunun özelliklerini düşünüp ona göre kendimi motive ediyorum. Kimisi penetreyi seviyor, kimi direkt şuta kalkıyor. Ben de adımlarımı ona göre ayarlıyorum. Hangi pozisyonda hangi hamleyi yapacaklarını bildiğim için bir pozisyon öncesinde önlemimi alıyorum.

Çok yoğun bir dönem geçiren 12 Dev Adam, Ramazan Bayramı’nın ilk gününde aileleriyle kamp yaptıkları otelde bayramlaştı. Takımın iki süper yıldızı Ömer Onan ile Kerem Tunçeri’nin eşleri takımın kampına geldi. Ömer Onan eşi Aslı, çocukları Yiğit, Selin ve Ali ile hasret giderirken, Kerem Tunçeri de eşi Tuba’nın ziyaretiyle moral kazandı. İki tecrübeli oyuncu da, bayramda kamp yapmanın zor olduğunu ancak Türkiye’ye çifte bayram yaşatma isteğinin kendilerini motive ettiğini dile getirirken, “Dünya Şampiyonu olduktan sonra hem bayramı, hem zaferimizi bir arada kutlarız” ifadesini kullandılar. Ömer Onan’ın annesi de, hem oğluyla hem de gelini ve torunlarıyla bayramın ilk gününde bir arada olmak için soluğu milli takımın kamp yaptığı otelde aldı.

Hücumuma da güveniyorum

Genelde savunma kimliğiyle tanınan Ömer Onan, son dönemde artan hücum gücüyle ilgili olarak da şunları söyledi; “İnsanların öyle bir algısı var. Ancak ben özellikle son yıllarda hücumda da etkili olduğumu düşünüyorum. Fenerbahçe Ülker’deki performansıma bakın, ben her zaman savunmada canını dişine takan bir oyuncu olmuşumdur, ancak sayı ortalamalarım da 10-12 civarındadır. Zaten çok skorer bir ismin de 15 oluyor. Yani ikisini aynı anda yapmanın daha önemli olduğunu düşünüyorum ve buna konsantre oluyorum. Benim yapmadığım tek şey, kendimi ‘aman sayı atayım’ diye şartlandırmıyorum. Sadece ihtiyaç olduğunda atsam yetiyor bana... Zaten pozisyonu bulduğumda atmam gerekiyorsa da hiç çekinmeden atarım. Bu turnuvada da sayı ortalamam 9’u buldu ama benim için önemli olan bu değil. Takım kazandıktan sonra gerisi hikaye.”

Egolarımızı gömdük

“Takımdaki skor dağılımına baktığınızda ciddi bir eşitlik olduğunu görürsünüz. Savunmada da herkes sorumluluğu paylaşıyor. Bunun nedeni hem hücumda hem savunmada bir bütün halinde hareket etmemiz. Daha önce de söylemiştim, biz takım olarak egoları toprağın altına gömdük, öyle giydik formalarımızı. Herkes sıfır egoyla oynuyor. Böyle olunca da her şey beklenenden daha iyi oluyor.”


Barea’yı sen tut Kerem!

“Bazı oyuncular var tutmayı sevmediğim tipler. Kısa oluyorlar ve çok hızlılar. Onları tutmak daha zor geliyor bana. Porto Riko maçından önce Kerem Tunçeri’ye ‘Barea’yı sen tut’ demiştim, o da ‘olmaz sen tut’ karşılığını verdi. Sonra ben gidip Tanjevic’e, ‘Hocam Barea’yı Kerem daha iyi tutar’ dedim. Anlayacağınız bu konuda birbirimize espriler de yapıyoruz. Yani yaptığımız işten zevk alıyoruz. Ama şunu da biliyoruz ki, ben kötü olsam o gün, Kerem var, savunmanın kralını yapar. O aksasa Sinan var. Yani hiç sıkıntı çekmeyiz. Bu konuda çok rahatız.”

Tanjeviç de formda!

“Tanjeviç de bu şampiyona öncesinde yıpranmıştı. 2004’te bu takımın başına geldi, beklediği başarılar elde edilememişti, bir de son dönemde o talihsiz hastalığı ortaya çıktı. Ama söz verdiği başarıya şimdi çok yaklaştı. Onun da çok formda olduğunu düşünüyorum ve bunu kendisine de söyledim. Zaten herkes formda olunca da başarının gelmemesi için hiçbir neden kalmıyor. Coachun da rahatladığını ve özgüveninin tavanda olduğunu hissediyorum.”


Süper uzunlar iş başında!

Boyalı alanı rakiplere dar eden ve mükemmel savunma ile galibiyetleri daha rahat elde etmemizi sağlayan A Milli Basketbol Takımımız’ın 4 dev ismi Kerem Gönlüm, Oğuz Savaş, Ömer Aşık ve Semih Erden performanslarının aynen devam edeceği sözünü verdi. Süper dörtlü, “Çünkü sahaya çıktığımızda işimizi eğlenerek yapıyoruz. Hem savunmadan hem de hücumdan zevk alıyoruz” ifadesini kullandılar. Semih, Ömer ve Oğuz aynı takımda oynamış olmanın avantajından söz ederken, Kerem Gönlüm ise bir yıl basketbola ara verdikten sonra böylesine önemli bir turnuvada boy göstermenin kendisi için unutulmaz bir anı olduğunu söyledi, “Tüm Türkiye bu şampiyonanın tadını çıkarmalı. Hepimiz için tarihi bir olay. Umarım madalyayı da kazanacağız ve adımızı tarihe altın harflerle yazdıracağız” dedi.

Spanoulis, Ponkrashov, Batum, Dragic, Lakovic, Barea... Tutulması zor oyunculardı hepsi ama Ömer Onan hiçbirine adım attırmadı sahada. Şimdi sıra Sırbistan’da ve tabii ki rakibin ele avuca sığmayan guardı Teodosic’e yapılacak savunmada.


Yorumlar
İlgili Konular :


Sporcu Avcısı: Kim Kardashian
Günün Gazete Manşetleri
EN ÇOK OKUNANLAR