Tarih Yazdılar!
Bunları Kim Hatırlamaz?
Yeşil Sahaların Savaşçıları
Puyol ve Genç Aşkı

Dusko Savanovic: ''Kerem Çizgiye Basmıştı''

31 Ocak 2012 13:31

Dusko Savanovic Eurosport ekibine özel açıklamalarda bulundu.

Dusko Savanovic: ''Kerem Çizgiye Basmıştı''

Gözden uzak bir beş yıl, ardından etkileyici ACB performansı ve en son Ivkovic'in sisteminde aldığı kilit rolle beraber Türk basketbolunun en pahalı oyuncularından biri olmaya evrilen kariyer gelişimi. Evet, Dusko Savanovic'ten bahsediyoruz. Euroleague'in en iyi ikinci beşine seçildiği 2011 sezonunun ardından Anadolu Efes'in yolunu tutan Sırp basketbolcu, dilini dâhi öğrenmeye başladığı Türkiye'de hâlinden memnun.

Bildiğin gibi Final-Four bu sene Anadolu Efes’in salonu, Sinan Erdem’de düzenlenecek. Efes’in oraya ulaşma şansını nasıl görüyorsun?

Eğer Real Madrid ile Barcelona birbiriyle oynamıyorsa, sporda neler olacağını asla bilemezsiniz (gülüyor). Bence oldukça yüksek. Sezona bu motivasyonla başlamıştık, şimdi de devam ettiriyoruz. Final-Four’a kaldığımız takdirde de kazanacağımızdan eminim. 15.000 taraftar bölünmeden bizi destekleyecek. Galatasaray, Fenerbahçe veya Beşiktaş’ı tutan seyirciler Sinan Erdem’e geldiklerinde herhalde bizim arkamızda yer alırlar. CSKA’nın veya ne bileyim, Lakers’ın değil. Ev sahibi takımların final-four’da yer aldıkları takdirde kupayı kazanmak için büyük şansları var ve biz de bunu kullanmak istiyoruz.

Peki, iki zor ama mesaj niteliği taşıyan Maccabi ve CSKA deplasmanlarından ağır yenilgiler alarak döndünüz. Sence sorun neydi?

Evet... Gerçekten çok kötüydü. Benim kariyerimdeki en farklı mağlubiyet yedi sene önce, Hapoel’e karşı 50 sayıyla kaybettiğimiz karşılaşmaydı. Sanırım onun ardından da Maccabi maçı geliyor. 96-57? Çok kötü. Nedenine gelirsek; durumun çok fazla açıklaması olmasa bile, o sıra en önemli oyuncularımızdan biri, Ersan’ı kaybetmiştik ve sistemde onun yerini henüz doldurma şansı yakalayamadık.

Türkçe öğrenmek için çalıştığını söyledin. Başlamana hangi olay sebep oldu?

Sırbistan’da 200.000’den fazla Türk yaşıyor malum, 500 yıldan fazla Osmanlı egemenliği altında kaldık. Buraya gelmeden önce de Cacak’ta, Zeleznik’te birçok Türk arkadaşım oldu. Matematik ve fizikle aram iyi olmayabilir ama yeni kültürler keşfetmeyi seviyorum. Dil öğrenmek de basketbolun içinde olan bir olgu. Nereye giderseniz gidin, o bölgenin dilini öğrendiğinizde doğal olarak daha kolay uyum sağlarsınız. Ben de işimin gereği basketbol oynadığım yerin dilini öğrenmek zorundayım, ek olarak zaten bunu yapmayı seviyorum. Umarım zaman ilerledikçe benden daha düzgün bir Türkçe duyacaksınız.

Galatasaray maçından gelirsek, sizin için deplasman gibiydi. Durum hakkında ne düşünüyorsun?

Üzgünüm ki Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe gibi taraftarlarımız yok. Sen de biliyorsun, salonun yarısından daha fazlası Galatasaray taraftarıyla doluydu. Yine de avantajımız olduğunu söyleyebilirim. Soyunma odaları, potaları veya salonun yapısını sonuçta biz daha iyi tanıyoruz. İçeride kaç bin kişi olursa olsun, çemberler bizim çemberlerimiz.

Efes’in Euroleague’den ziyade, BBL’yi kazanma şansını nasıl görüyorsun peki?

Bence kazanabiliriz. Kimseyi favori göstermek istemem ama bunu başarabilecek güçte olduğumuza inanıyorum. Sezon sonuna kadar mevcut formumuzu sürdürmemiz gerek. Play-offlar geldiğinde eğer düşüş yaşarsanız, telafisi olmuyor.

2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’ndan bahsedelim istersen. Sırbistan için yarı finale kadar her şey çok iyi gidiyordu...

Evet, bizim için harika bir turnuvaydı ta ki Kerem çizgiye basana kadar! Tunçeri benim madalyamı çaldı ama o iyi bir adam, bu yüzden onu affediyorum (gülüyor). Turnuvaya gelecek olursak, Divac, Stojakovic ve Jaric’li kadro artık yoktu ve hâliyle bize karşı beklentiler düşüktü. Lâkin herkesin suratında tokat gibi patladık! Örneğin Teodosic’in İspanya maçındaki şutu. Saçma bir seçimdi ama kadronuzda Teo varsa, bunu ondan beklersiniz. Harika bir oyuncu ama o üçlük gerçekten çılgıncaydı.

Uzun süredir milli takımda Dusan Ivkovic ile çalışıyorsun. Duda’yı diğer koçların yanında nereye koyarsın, örneğin Ufuk Sarıca için neler söyleyebilirsin?

Şüphesiz aralarında büyük, gözle görülür farklar var. Öncelikle Ufuk kariyerinin ilk sezonunda, Ivkovic ise belki de son yılını geçiriyor. 50 yıllık deneyimin üzerinde olduğunu söyleme gereği bile duymuyorum. 1988 Olimpiyat oyunlarında o Sırbistan’ı çalıştırıyorken ben 5 yaşındaydım. Düşün, aradan o kadar zaman geçti, ne kadar yaşlı olduğunu söylememe gerek yok sanırım (gülüyor). Karakter anlamında ise, Ivkovic eski Sırbistan basketbol kültürüyle, Aleksandar Nikolic’in akademisiyle beraber basketbola başlamış biri. Ufuk zaten şu anda çalıştırdığı kulübün içinden geliyor... Yani benzer birçok nokta var ama büyük resimde iki insan olarak çok farklılar.

Efes’e gelmeden önce herhangi bir teklif aldın mı? Transferini biraz anlatır mısın? 
Hayır, hayır o süreçte her şey çok hızlı gerçekleşti zaten. Aklımda buraya gelmek yoktu ama bir gün menejerim aradı ve Efes’in yeni projesinden bahsetti. Size transferimin maksimum iki veya üç gün sürdüğünü söyleyebilirim. İstanbul’a gelmek sanıldığından daha kolaydı.

Türk basketbol tarihinin en pahalı transferlerinden birisin. Bu durum üzerinde baskı oluşturuyor mu? 
Bu yıl kimse bonservis bedeli ödeyerek başka büyük transfer yapmadı, sanırım en pahâlı oyuncu benim (gülüyor). Baskı konusunda ise, hayır hissetmiyorum. Sahaya çıktığımda %100’ümü vermeye çalışırım. Top yuvarlak.

Beko Basketbol Ligi’ni takip ediyor muydun? 
Elbette. Drobnjak, Stepanovic, Rasic, Vujanic, Popovic, Nikolic gibi birçok arkadaşım Türkiye’de forma giydi. Onlarla devamlı iletişim içerisindeydim, hâliyle ligden de haberdar ediyorlar. Sadece bu kadar hızlı ülkenize gelebileceğimi tahmin etmemiştim.

Peki ACB ile karşılaştırman gerekirse? 
Açıkçası ACB Avrupa’nın en iyi ligi. En iyi organize olmuş, en geniş ve hepsinden önemlisi özel bir lig. Diğer tüm ülkelerdeki gibi ulusal değil. Farklı bir statüde yer alıyor. İspanya’nın ulusal ligi felaket olsa da ACB’yi ancak NBA ile karşılaştırabiliriz. Her şey son detayına kadar incelenir. Örneğin her ne kadar bulunmaktan büyük bir keyif alsam da, all-star maçının Top16’nın ortasında oynandığını ACB’de mümkün değil göremezsiniz.

Galatasaray Medical Park geçtiğimiz günlerde Hemofarm’dan Boris Savovic’i transfer etti. Ülke genelinde bilgi kirliliği veya eksikliği var. Belki Boris’i bize sen tanıtırsın? 
Boris gerçekten harika bir oyuncu. Kişisel olarak tanıyorum ve oyununu çok beğendiğimi söyleyebilirim. Adriyatik Ligi’nin en iyi oyuncusuydu ve Galatasaray gibi büyük bir kulüpte forma giymek kesinlikle hakkı. Şimdi Euroleague’de oynayacak, büyük işler başaracağına inanıyorum. 

Hafta sonunda Novak Djokovic efsane bir finalin ardından Rafael Nadal’ı mağlup ederek Avustralya Açık’ı kazanmayı başardı. Turnuvayı takip etme şansı elde ettin mi? 
Tabii ki. Hatta Sırbistan’ı her branşta izlemeye çalışıyorum, sadece Novak’ı değil. Hafta sonunda Melbourne’deki finalin yanında, su topu ve hentbol finalleri de vardı ve Sırbistan üçünde de şampiyonluk yaşadı. Yedi milyonluk bir ülkenin dünya sporunda bu kadar etkin olması gerçekten sevindirici. Sırbistan neredeyse Ataköy kadar!

Tr.eurosport.com



Yorumlar
İlgili Konular : Dusko Savanoviç


MedyaSpor Twitter
Dünya Kupası Güzeli: Karina Flores
Günün Gazete Manşetleri
EN ÇOK OKUNANLAR
İLGİLİ HABERLER
News Counter