MEDYASPOR ÖZEL / SİNAN YILMAZ
İşte yıldız futbolcudan aldığımız samimi cevaplar!
- Bir televizyon programında, sanırım Rıdvan Dilmen’le yaptığınız bir programdı. O programda senin bazı fiziksel eksikliklerinden bahsettiniz ve sen bu eksikliklerin bazılarının çalışarak geliştirilemeyeceğini söylemiştin. Ben Ronaldo’yu örnek vermek istiyorum, çok cılız bir oyuncuydu Ferguson’la çalışmadan önce fakat şimdi robot gibi ve çok güçlü sahada. Sen onu görünce çok çalışarak eksikliklerini giderebileceğini düşünüyor musun?
Çalışılacakları, geliştirilebilecekleri, geliştirmek için uğraşıyorum tabi ki… Ama çabukluk geliştirilemeyecek bir şey! %1 veya %2 belki çabukluğunuzu arttırabilirsiniz. C. Ronaldo her zaman çabuktu, hayatı boyunca… Messi doğuştan çabuktu. Ama güç kuvvet bunlar tabi ki çalışılarak geliştirilecek konular.
“ESKİDEN TEMBELDİM”
Peki, sen çalışkan bir oyuncu musun?
Eskiden tembeldim ama şimdi çok çalışkanım
Futbol hayatında gördüğün en çalışkan oyuncu kimdi?
Bülent ağabey, Bülent Korkmaz. Böyle bir şey olamaz. Hakan ağabey, Hakan Şükür’le ikisi… Of of
“ZİDANE’DAN ÇOK ETKİLENİYORDUM”
Oynadığı oyundan çok etkilendiğin bir oyuncu var mı?
Zidane’dan çok etkileniyordum. Maradona, Zidane, eski Ronaldo…
İspanya’ya gitmende Türkiye’deki basından yılmış olman etkili miydi?
Yok, hayır! Belki en son madde…
Bazı yazarların Milli takım maçından sonra bile, senin verdiğin röportajları çarpıtması, senin üzerinden beslenmeye çalışması konusu var. Bu ne zaman biter, ne zaman kurtulursun?
Bu bitmez. Ben böyle kimseyi kıramadıkça, ben böyle sürekli röportaj yaptıkça, ben konuştukça bu bitmez. Benim tamamıyla her şeyi kapatıp konuşmamam lazım.
Çok iyi niyetli bir söylemini bile o kadar kötü bir yere çektiler ki…
Ama ben kimseyi kıramıyorum konuşuyorum o yüzden yapacak bir şey yok o yüzden bu böyle devam eder.
“SİNEM’İ ASLA ENGELLEMEM, ONUNLA GURUR DUYUYORUM”
Peki, Sinem’in yeni projeleri var mı oyunculukla ilgili?
Sinem oyunculuk sonuna kadar yapacaktır. Çok iyi bir kariyere sahip çünkü… Daha da iyi olacaktır kariyeri. O bu zamana kadar emek vermiştir ve benim onu engellemek gibi asla bir düşüncem yok asla da olmaz hep de onunla gurur duymuşumdur. İnşallah daha iyisini de yapacaktır.
Sen sinemayla ilgileniyor musun peki?
Sinemayla ilgileniyorum, DVD olarak evde (gülüyor)
ESARETİN BEDELİ
En sevdiğin filmi soralım o zaman?
Esaretin bedelini seviyorum bir hapishane filmi. Rocky ve Rambo serilerini çok seviyorum. Ben biraz eskiciyimdir. Baba filmlerini çok seviyorum, Scarface’i… Troy’u da severim, güzel filmdir. Bir de Şekerpare (gülüyor)
Maç yolculuklarında otobüste ne yaparsın. Kitap mı, oyun mu?
Kitap okurum İPod’umdan Türk müzikleri dinliyorum. Barış Manço, Candan Erçetin, Sezen Aksu... Haluk Levent, Tarkan…
En sevdiğin parçalar?
Barış Manço’nun şarkılarını çok seviyorum. “Bahçede Hanımeli” şarkısını çok seviyorum. Sezen Aksu’dan Küçüğüm’ü çok seviyorum, Candan Erçetin’in “Ölümden Başkası Yalan”… Haluk Levent’in “Anlasana” şarkısını çok seviyorum. Aklıma gelenleri söyledim.
“TAZE FASULYE”
En sevdiğin yemek?
Taze fasulye, annemin…
İspanya’da annenin yemeklerini özlüyorsun o zaman?
Yok, evimizde bir abla var, sağolsun çok güzel yemek yapıyor. Allah razı olsun.
Annen güzel yemek yapar mı?
Off! Babasını yapar yemeğin.
“MAHALLE KAVGALARINA EN ÖNDE GİDERDİM”
Çocukluğunda da hep etrafındakilerin ilgi odağımıydın, senin böyle bir tılsımın var.
Sevilirdim hep, lider karakterliydim, mahallede kavga olduğunda falan da önde giderdim (gülüyor)
“HEP ÇİRKİN BİR ÇOCUKTUM”
Okulda?
Küçükken okulda da öyleydi. Mahalle maçlarında falan hep öndeydim… Bir tek içimde kalan şey hayatımda hiçbir zaman yakışıklı olamadım. (Gülüyor) Hep çirkin bir çocuktum.
Çocukluğunda unutamadığın bir olay var mı?
Bir keresinde incir toplarken ağaçtan değil de çıktığım damın tepesinden aşağı düşmüştüm. Düştüm ve beş saniye sonra falan düştüğüm yere çıktım korkudan kadın beni yakalamasın diye. Sonra eve bir gittim inanamazsın yani belimde, ayağımda, her yerimdeki yarıklara… O zaman anladım gizli bir çabukluğum varmış. Fakat sadece sıkışınca ya da kritik anlarda çıkıyor. (Gülüyor)
Bayrampaşa’nın hayatındaki etkisi nedir?
Bayrampaşa’da doğdum, büyüdüm orayı çok seviyorum. Ailem orada oturuyor hala arkadaşlarım da oradalar.
“SOKAĞI İYİ BİLİRİM”
Senin kişiliğini geliştirmesi babında da katkıları oldu mu?
Eh tabi sokak hayatını bir çocuğun öğrenmesi çok iyi… Ben sokaktan gelen bir çocuğum sokakta da çok oynadım. Sokaktaki her türlü figürü, her türlü sahtekarlığı iyi bilirim.
Artık futbolcular sokaktan çıkmıyorlar. Sokakta futbol oynayan çocukların sayısı azalıyor. Özellikle senin gibi yetenekli futbolcuların farkı sokak futbolundan geliyor olmalarından mı?
Sokak insanın hayatında önemli bir tecrübe diye düşünüyorum ben.
“HİÇ ALKOL KULLANMADIM”
Alkol kullanıyor musun peki?
Asla. Yani hiç kullanmadım…
Araba tutkun ne durumdadır?
Kardeşimin çok fazla araba tutkusu var. Benim hiçbir zaman çok fazla araba tutkum olmadı ama güzel arabalara binmeyi tabi seviyorsun… İmkânım oldukça, çok şükür…
Hız yapmayı seviyor musun?
Hız yapmayı çok sevmiyorum ya…
Futbolcu olmasan, ne olmak istersin?
Futbolcu!
Başka bir alternatif yok muydu?
Pilot olmak isterdim. Veya bir müsteşar, devlet için hizmet eden biri…
İspanyolcan ne durumda, var mı böyle birkaç kelime hoşuna giden…
Var tabi canım bir iki tane…
Söylesene bize…
Basit kelimeler yahu, bir şey yok yani…
Söyle söyle…
Prankile, rapido, buenos dias, buenas tardes, buenas noches…
Bayağı öğrenmişsin…
Yok yahu bunları yalandan söylüyorum işte sen bilmiyorsun diye (gülüyor)
Peki, son soru. Türkiye’de medya çok fazla üstüne geliyor diye yakınmana rağmen, çok fazla röportaj vermiyor musun?
Evet. Bana kalsa hiç röportaj vermem. Görüyorsun halimi ölmüş durumdayım ama işte kıramamak insanları böyle bir şey.
Röportajlarının çarpıtıldığını düşünüyor musun?
Yok, çarpıtıldığını düşünmüyorum, ben mesela hiç konuşmak istemiyorum ama yani o kadar çok istek var ki insanlar da bu işten ekmek yiyiyorlar. Sor basın mensubu arkadaşlara, sor. Eğer benimle röportaj yapmak istemezlerse, en çok onlara ben dua edeceğim ama ne yapayım yardım etmeye çalışıyorum ben. On kere sen bana bir soruyu sorsan, sonunda tamam kardeş diyorsun.
Bir de şöyle bir şey var. Almanya ile oynadık Cuma günü. Almanların en önemli oyuncusu Lahm geçtiğimiz günlerde bir röportaj verdi, yer yerinden oynadı, eski hocasını eleştirmiş. Podolski, Ballack’a tokat atmıştı, kaptanı olmasına rağmen, İngiltere’de futbolcular kitap yazıyorlar. Scholes daha geçen gün açıkladı, futbol oynarken kasten tekme attığım pozisyonlar oluyordu diye. Avrupa futbolunda oyuncular çok daha fazla konuşuyor yani.
Onlar yaptığında makbul olur, biz yaptık mı sıkıntı olur. Önemli olan benim niyetim, vicdanım… Bazen bir yerlere geldiğiniz zaman bir şeyleri anlıyorsunuz ki insanları memnun etmeniz çok zor oluyor. O zaman sadece kendi vicdanınızla baş başa kalıyorsunuz. Benim vicdanım her şey için çok rahat o yüzden alnım ak, başım dik her zaman…
“O TRİBÜNLERDE YARIN ÖBÜR GÜN BEN DE OLACAĞIM”
Başka söylemek istediğin bir şey var mı?
Medyaspor takipçilerini, seviyorum (gülüyor) sizleri seviyorum. Galatasaray’ı her zaman seveceğim, kimse kimseye kırılmasın hep iyi niyet var söylediklerimde, her şey daha iyi olsun istiyorum. Bundan sonra daha iyi olsun istiyorum. Ben kimim ki yani sonuçta ben de gelip, geçeceğim ama bir şeyleri değiştirebilirsek önemli olan bu. Sonuçta Bülent Korkmaz da ıslıklandı, Arif Erdem de ıslıklandı tabi bunlar hep kötü hatırlanıyor. Ben onlar için söyledim. Galatasaray çünkü en büyük camia ve en büyüğe yakışır şekilde olsun diye söyledim yoksa o tribünlerde yarın öbür gün ben de olacağım.
Sizleri seviyorum, mucho gracias!








Yorumlar 


















































